7 Kasım 2008 Cuma

İdarecilik Sanatı





Bu hikaye dün gece autocadde çizim yaparken birden ekranda beliriverdi. Meğersem programı türkçeleştirmek ve geliştirmek için eklediğim freemust diye başka bir programın muzurluğuymuş çok hoşuma gitti bende paylaşmak istedim.Bu gidişle yakında daha da çok hikayem olacak sanıyorum.


Büyük Amerikan imalat fabrikalarindan birinin yönetim kurulu üyeleri kâr ve zarar hesaplarini incelerken, fabrika müdürünün ayligina takilmislar ve bunu bir hayli indirmek kabil olacagini düsünmüsler. Içlerinden iki kisi seçerek fabrika müdürü denen bu adamin neler yaptigini bir görmelerini ve ondan sonra bu konuda karar verilmesini kabul etmisler. Iki kisilik heyet bir sabah sessizce fabrikaya gitmis ve fabrika müdürünün odasina girmis. Gördükleri manzara su olmus: Fabrika müdürü elinde kahve fincani, ayaklari masanin üstünde, etrafa halka gülücükler yaymakla mesgul. Masanin üstünde ne bir dosya, ne bir kagit hiç bir sey yok. Bir müddet kendisi ile oradan buradan konusan heyet azalari bu müddet zarfinda müdürün hiç bir isle mesgul olmadigini ve yalniz bir kaç basit telefon konusmasi yaptigini görmüsler.Heyet aldigi intibadan memnun Idare Meclisine fabrika müdürü denilen zatin yaninda bulunduklari üç küsür saat zarfinda hemen hemen hiç bir seyle mesgul olmadigini ve bu bakimdan böyle basit bir is için verilen yillik 100.000 dolardan en asagi üçte iki nisbetinde bir tasarruf saglanabilecegini söylemis. Tabii fabrika müdürü bu indirmeye razi olmamis, isten ayrilmis.Yeni maasla çalismayi kabul eden bir çok istekli arasinda bir zat yeni fabrika müdürü tayin edilmis. Üç aydan sonra idare meclisine gelen imalat istatistiklerinde az, fakat dikkati çekecek kadar bir düsme baslamis, fabrika müdürü yenidir, tabii bu kadar acemilik olur demisler. Altinci ayin sonunda istatistik egrisi bir hayli düsmüs. Eski heyet azalari yeni fabrika müdürünü odasinda ziyaret etmisler. Adamcagiz kan-ter içinde, bir elinde telefon, öteki eli evrak imzalamakla mesgul, basiyla gelenlere oturmalarini isaret etmis. Gelen giden o kadar çok ki, adamla dogru dürüst konusmaya bile imkan olmamis. Fakat heyetin kanaati su olmus.; böyle canla basla çalisan bir adam basta oldugu müddetçe islerin düzelmemesi için hiçbir sebep yoktur, biraz daha bekleyelim. Sene sonu gelmis, her zaman kâr eden fabrikanin bilançosu zararla kapaninca idare meclisi azalari birbirine girmisler ve isi yeniden incelemege baska bir heyeti memur etmisler. Yeni heyet müdürün odasina degil, fabrikaya gitmis ve is basinda bekleyen insanlar görmüs, sebebini sormus aldiklari cevap su: Hususi bir döküme baslayacagiz, fabrika müdürü ben gelmeden baslamayin dedi, biz de bekliyoruz, her halde elektrik atölyesinden bir türlü ayrilmaya vakti olmadi. O sirada gözleri, yasli bir ustabasiya ilismis, adami söyle bir kenara çekmisler ve fabrikanin eskiye nazaran daha fena çalismasinin sebeplerini sormuslar. Yasli ustabasi içini bosaltmak ihtiyacini uzun zamandir hissetmis olacak ki : -Baylar demis, eski müdürümüz teferruatla ugrasmaz, ileriye ait planlar yapar, isi bize birakir, biz de normal zamanlarda onu rahat birakirdik. Ani, içinden çikamayacagimiz olaganüstü bir problemle karsilastigimiz zaman ancak ona basvururduk ve o zaman da bilirdik ki, o bizim bu müskülümüzü çözecek. O hakiki fabrika müdürü idi. Güler yüzlü idi, bizle sakalasir, fakat hepimiz için düsünürdü. Simdiki müdür de çok dürüst, iyi niyet sahibi, hatta çok daha çaliskan bir adam. Fakat o hiçbirimize inanmiyor, her isin kendisi tarafindan görülmesini istiyor. Yani o, bizim yerimize ustabasilik yapiyor, tabii biz de amele çavusu mertebesine düsüyoruz, haydi neyse buna da aldirmayalim, ama fabrika müdürlügü bos kaliyor. Elinde piposu,ileriyi görmege çalisan, tedbir alan, düsünen adamin yerinde kimse yok. Eski fabrika müdürünü tekrar oraya getirmek isteyen idare meclisi, bir senelik aci tecrübesinden sonra 100.000 yerine 150.000 dolarla onu ancak gelmeye razi etmis. Idarecilik güç bir sanattir. Öyle bir sanat ki, eseri gözle görülmez ve ölçülmesi de ancak mukayeselerle ve senelerin tecrübeleriyle biraz kabil olabilir. Büyük liderler gibi onlari da, o müessesenin bitaraf bir tarihçisi kiymetlendirebilir. Onun için günlük takdir bekleyenlerden bu sanatin sanatçisi çikmaz. Baskalari için tavsiyede bulunmak, yeni bir yol teklif etmek, hatta karar vermek kolaydir. Güç olan, bunlari yapmaktan kaçinmak, gururumuzu yenmek ve ancak ve ancak kendimiz için karar vermektir.

Hiç yorum yok: