9 Kasım 2010 Salı

Gökçeadada Minicik Bir Tur Size


Bu pazar bir dekorasyon işini görüşmek üzere gökçeadaya gittim.15 yıldır Çanakkalede oturuyorum.5 yıldır dilimden düşmüyor gökçeada ama ilk defa gitmek kısmet oldu.

Başlangıçta çok isteksizdim çünkü sabah 9 gemisi ile Çanakkaleden çıkıp akşam 8 de ancak dönebilecektik.Ve tek tatil günümde böylece gidecekti.Ama iş iştir ya alırsam işi diye kendime bir çeki ve düzen verdim çıktım yola.

Yaklaşık 1 saat sonra adanın ucu göründü.Şimdilik pek birşey ifade etmiyor ada bana.Yaklaştıkça bir baktım çorak , ağaçsız kuru bir yer.Ahh dedim bugün bitmezzz.

Sonra merkeze doğru giderken yeşillendi ortalık.Meğersem iskele kısmı sürekli poyraz rüzgarını aldığı için yeşillik tutmazmış:).Yolda kuzular koyunlar önümüze çıktı .Hindistandaki gibi ortalıkta geziyorlar.Kaçacak yerleri olmadığı için sahipleri onları işaretleyip salarmış.vakti gelince de dağdan bayırdan toplarlarmış.Bu yüzden hayvanlar hep otla ve organik beslenirmiş.Aklınızın bir köşesine koyunuz.

Pazar günü adada pazar kuruluyor.Tombul kuşum gitti acaba şöyle organik meyve sebze bulurmuyum diye ama gelen herkez zaten Çanakkale tarafındanmış.Elimiz boş döndük

Bu arada ölçümler yapıldı.Mal sahibi ile görüşüldü.Sonra oturalım bir çay içelim dedik.Bu nazlı bıdıkta orada karşıma çıktı.

Eee temiz hava çalışmak karnımızı acıktırdı.Kale köy merkeze 2-3 dakika uzaklıkta.Orada nefis bir yemek yendi.çaylar hüpletildi.

Sonra methini duyduğumuz Madamın Kahvesinden içmek için Zeytinli Köye gittik.Ama kapalıymış maalesef.O yüzden çok duramadık.Zaten vapurun vaktide yaklaşmıştı.O güzelim köyde fotoğraf bile çekemeden döndük.

Hiç yorum yok: